Modern Tıbbın Tamamlayıcı Tıp ile bütünleşmesi

GÜNÜMÜZDE MODERN TIBBIN TAMAMLAYICI TIP İLE BÜTÜNLEŞMESİNİN ÖNEMİ VE ESTETİK TIBBA İLGİNİN ARTMASI BİZ HEKİMLERİN BU GELİŞMELERE KARŞI DEĞİŞEN KLİNİK YAKLAŞIMLARI…

Tıp alanındaki teknolojik gelişmeler, tanı yöntemlerinin ve yapılan cerrahilerin gelişen cihaz teknolojisi ile desteklenmesine olanak sağlamıştır. Özellikle cihaz teknolojilerindeki gelişmelerden en çok fayda gören branşlardan biri olan Göz Branşındaki teknolojik gelişmeler Göz hastalıkları tanı, tedavi ve cerrahilerinde bir çığır açmıştır. Biz göz hekimleri için Göz Tanı, tedavi ve cerrahilerinde Teknolojik yeniliklerin Medikal ve Cerrahi başarıya desteği yadsınamaz bir gerçek.

Ancak Modern tıbbın hızla gelişmesi ve her branşın kendi içinde bile branşlaşması, spesifikleşmesi önceleri iyi gibi gözükse de bu durumun son zamanlarda biz hekimlerin hastalarımıza Bütünsel Bakış açısından yaklaşmayı unutturduğu gerçeğini ortaya koymuş ve artık bir çok platformda konuşulur hale gelmiştir.

Ben bir göz hekimi olarak teknolojik tüm yeniliklerden faydalanmama rağmen Modern Tıbbı, Fonksiyonel tıp, Tamamlayıcı Tıp ve Genetik Tıbbı bütünleştirdiğimde ve hastama Bütüncül bir bakış açısı ile yaklaştığımda hastalıkları erken tanıma, önleme açısından elimizin ne kadar da güçlendiğini görüyorum.

Aslında asıl farkettiğim ‘’Bütüncül Yaklaşım’’ ile hastalarımızın sadece hastalığında ya da bir ameliyata ihtiyacı olduğunda değil hastalarımızın sağlığını koruyarak ve takip ederek tüm yaşamları boyunca onları koruyarak ‘’Koruyucu Hekimlik’’ yapıyor olmanın mesleki haz duygusu bu kadar uzun eğitim ve meslekteki zorluğun süreçlerine katlanmaya değer oluyor, gerçekten..

Modern tıbbın en önemli nimetlerinden Genetik tıbbının çok gelişmesi ve bir çok genetik eğilimin tanısının konulması hastalıkların erken tanısı açısından elimizi daha da güçlendiriyor. Artık kişiyi genetiğine göre eğilimi olacağı hastalıklardan korumak ona göre beslenmesini düzenlemek, yapacağı sporu belirlemek, doğru nefes alma tekniklerini ve enerji tıbbını da tedavilerimize eklemek bir gereklilik benim için, kendi hastalarıma öneriyor ve uyguluyorum.

Günümüzde artık sağlıklı olmak yanı sıra, uzun yaşamak ,dinç yaşlanmak, güzel görünmek ve güzel hissetmek isteyen hasta profilimiz var. Ve tabii biz hekimlerin günlük yoğunluktan ilgilenemediği bu alanlar yaşam koçluğu, sağlıklı yaşam danışmanlığı şeklinde insanlardaki bu beklentileri fark eden kişiler için bir meslek olmuş durumda. Oysaki insan anatomisini, fizyolojisini, genetiğini bilmeden bu konularda yapılan danışmanlıklar kişiler açısından risk oluşturmakta. Biz hekimlerin bu konulara sahip çıkması insan sağlığı açısından çok önem arz etmekte aslında.

Gelişen teknoloji, daha iyiye ulaşmak isteyen hasta profili ve biz hekimlerin mükemmele ulaşma ve yenilikleri takip etme isteği günümüzün sağlık hizmeti değişimini gösteriyor.

Mesleğimin ilk yıllarında göz sağlığında bilindiği gibi gözlüklü ya da gözlüksüz tam görme ve iyi görme önemli bir kriter idi. Göz branşı son yıllarda özellikle Refraktif alanda hem Lazer teknolojileri hem de göz içine yerleştirilen Trifokal İntraoküler Lens teknolojilerinin gelişmesi ile artık her yaşta yaşam konforuna önem veren kişilerin gözlük ve kontakt lense bağlı kalmadan daha özgür görmesine ve yaşamasına olanak vermekte ve hastaların beklentileri de artık bu yönde olmaktadır. Mesleğimin ilk yıllarında özellikle katarakt ameliyatını komplikasyonsuz bitirebilmek bizim için başarı iken günümüzde İntra Oküler Lens teknolojisinin gelişmesi ile katarakt ameliyatı sonrası hastada kırma kusuru bırakmamak başarı göstergesi haline geldi.

Meslek hayatım boyunca özellikle Göz Cerrahileri ve Lazer Cerrahilerini takip etmek için koşturduğum eğitimlerin yanı sıra bu değişim ve beklentiler beni Mezoterapi, Ozon Terapi ve Gaps Diyet eğitimi alma ve Fonksiyonel Tıp ile yoğun olarak ilgilenmeye yöneltti.

İlk olarak Ozon Terapi eğitimi aldım. Diyabetik Retinopati ile takip ettiğimiz hastalarda Ozon terapi ile iskemi ile başedebildiğimizi ve Diyabeti regüle edebildiğimizi gördüm. Sonrasında aldığım Mezoterapi eğitimi ile özellikle mezoterapik cilt uygulamaları ve anti-aging uygulamalar açısından ufkumu geliştirdi ve mezoterapik ürünler ile tanışarak Tıbbın, Kimya bilimi ile muhteşem buluşmasına şahit oldum.

Tabii teknoloji sadece Tıp alanında değil yaşamımızın tüm alanında yaşam konforumuzu arttırdı. Bu değişim ise insanların güzel yaşama, kendine bakma, iyi görünme isteği ve estetik görünüme verdiği önemi arttırdı.

Yine mesleğimdeki bu süreçteki gözlemimi paylaşırsam, ilk yıllarda şaşılık ve pitoz hastalarının ve kendisine gözlüğünün yakışmadığını düşünerek gözlükten kurtulmak isteyen hastaların estetik kaygılarını gözlüyor iken, son yıllarda bleferoşalazis, kaz ayakları, kaş düşüklüğü , göz çevresi koyu halkalar ve göz altı torbalarından şikayet eden ve estetik kaygı taşıyan hastalarımızın sayısı daha çok arttığını gözlüyorum.

Hastalarımızın bizden göz estetiği cerrahisi talebi her geçen gün artar hale geldi. Görüş alanını engelleyen psödopitozis tanısı olarak da adlandırılan ‘’Blefaroşalazis’’ hastalarında yaptığımız Bleferoplasti cerrahisine hastanın durum ve beklentisine göre eklediğim kaz ayakları için Botox, yorgun görünmekten şikayet eden hastalarıma Göz altı ışık dolgusu, kaşı düşük hastama İp askı ile kaş kaldırma, Göz altı morluklarını dert eden hastalarıma yaptığım mezoterapik uygulamalar ile yaptığım cerrahi daha estetik hale gelmekte bu durum beni ve hastalarımı çok memnun etmekte.

Böylece yıllar içinde hastalarımın beklentileri ile birlikte benim de hastalarıma klinik yaklaşımım değişti ve gelişti. Herkesin bildiği ve söylediği doktorlar mesleğini eline alsa da hep okumak zorunda aslında bunu doğru anlamda telaffuz edersek, gelişen ve değişen dinamiğe sahip olan bir mesleğimiz var. Ve bizlerde farkında olmadan bu dinamik etkinin etkisinde ve öğrenme azmi ve isteği ile bir koşturmaca içindeyiz. Bu yıl Tabip odasından beni bu yılki 30. Yıl plaketi için aradıklarında fark ettim ki, koşturmaktan hiç anlamamışım. Geçmiş yıllarda gittiğim bu plaket törenlerinde bana abi ve ablalarım çok yaşlı gibi gelirdi ve onlardan duyduğum nasıl geçti meslekte bu kadar yıl?Gerçekten ben de aynı duygular içindeyim. Nasıl geçti bu 30 yıl hala kendimi genç ve dinamik hissediyorum. Meslekte bir 30 yıl daha desem hayal mi olur ? Ama belki bu hayalim gerçek olur.

Hayallerimin gerçek olması umudu ile imkanlar elverdiğince çalışmaya devam edicem.

Bu yıl alacağım meslekteki 30. yıl plaketimin, Tabip Odasının kuruluşunun 100. Yılına denk gelmesi ve doktorluk meslek grubunun bir üyesi olmam da benim için çok gurur verici.

Hepimize meslekte gururla, sevgiyle, kardeşçe, paylaşımla, sağlıkla nice yıllar dilerim.

Sevgi ve saygılarımla,

Dr. Mehtap Üçkardeş Abay

Talya Tıp Merkezi (Göz-K.Doğum-Diş-Estetik Cerrahi- Ozon Terapi ve MezoTerapi Ünitesi)